İnsan ilişkilerini bazen büyük olaylar değil, küçük cümleler yorar. Bir ortamda söylenen kısa bir söz, eksik aktarılan bir konuşma ya da doğruluğu araştırılmadan yayılan bilgiler zamanla insanların birbirine olan güvenini zedeleyebilir.
Özellikle günümüzde bilgi çok hızlı yayılıyor. İnsanlar artık yalnızca yüz yüze değil; sosyal medya, mesajlaşmalar ve farklı iletişim araçları üzerinden de sürekli birbirinin hayatına temas ediyor. Ancak iletişimin hızlanması, yanlış anlaşılmaları da beraberinde getirebiliyor.
Çünkü insanlar bazen gerçeği öğrenmeden fikir sahibi olabiliyor.
Bir kişinin söylediği söz başka birine farklı aktarılabiliyor, küçük bir olay büyüyerek anlatılabiliyor ya da duyulan bilgiler kesin doğruymuş gibi paylaşılabiliyor. Bu durum özellikle aile ilişkilerinde, arkadaşlıklarda ve yakın çevre iletişiminde ciddi kırgınlıklara yol açabiliyor.
Bazı insanlar farkında olmadan başkalarının özel hayatını konuşmayı sıradan bir alışkanlık haline getirebiliyor. Oysa her konuşulan konu masum bir sohbet olarak kalmıyor. Bazen bir insan hakkında yapılan yorumlar onun sosyal ilişkilerini, aile bağlarını ve psikolojik dünyasını olumsuz etkileyebiliyor.
İnsan en çok, kendisi hakkında yanlış anlaşılınca kırılıyor.
Özellikle aile içinde yaşanan iletişim problemlerinde dışarıdan gelen yorumlar olayların daha da büyümesine neden olabiliyor. Eşler arasında, akrabalar arasında ya da arkadaş çevrelerinde oluşan bazı kırgınlıkların temelinde yanlış aktarılan sözler yer alabiliyor.
Bir başka önemli nokta ise çocukların bu iletişim biçiminden etkilenmesi…
Çocuklar çevresinde konuşulanları düşündüğümüzden çok daha dikkatli dinler. Sürekli başkalarının eleştirildiği, küçümsendiği ya da yargılandığı ortamlarda büyüyen çocuklar zamanla bunu normal bir davranış olarak görebiliyor. Oysa çocuklar için en güçlü örnek anne babalarının iletişim şeklidir.
Evde kullanılan dil, çocuğun insan ilişkilerine bakışını da etkileyebilir.
Saygılı iletişimin olduğu ortamlarda büyüyen çocuklar daha sağlıklı bağlar kurabilirken, sürekli olumsuz konuşmaların olduğu ortamlarda yetişen çocuklar da benzer iletişim alışkanlıkları geliştirebiliyor.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey biraz daha dikkatli konuşabilmek…
Bir insan hakkında yorum yapmadan önce düşünmek, duyulan her bilgiyi doğru kabul etmemek ve insanların özel hayatına karşı daha hassas yaklaşmak ilişkileri daha sağlıklı hale getirebilir.
Çünkü bazı sözler kısa sürede yayılır ama etkisi uzun süre unutulmaz.
Unutmayalım…
İletişim yalnızca konuşmak değildir; aynı zamanda sorumluluk taşımaktır. İnsan ilişkilerini koruyan şey ise çoğu zaman doğru bilgi, saygı ve empati kurabilme becerisidir.
Bazen en doğru davranış, duyduğumuz her şeyi paylaşmamak olabilir.
Duyulan Her Şey Gerçek midir?
YORUMLAR