Bazı evlilikler dağılmaz.
Ama yaşanmaz da.
Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerindedir. Ev duruyor, aile duruyor, düzen işliyor. Tatiller yapılır, özel günlerde fotoğraflar paylaşılır, hayat akıyormuş gibi görünür. Fakat içeride başka bir gerçek vardır: İlişki sürüyordur ama yaşanmıyordur.
Sürdürmek mümkündür. İnsan alışır. Eksik olana alışır, susmaya alışır, görmezden gelmeye alışır. Bir süre sonra mutsuzluk bile sıradanlaşır. "Böyle işte" denir. "Her evlilikte olur" denir. Zaman geçe
Ama yaşamak başka bir şeydir.
Yaşamak; görülmektir.
Duyulmaktır.
Değerli hissetmektir.
Yan yana büyüyebilmektir.
Sürdürmek
Birçok kişi mutsuz olduğu hâlde gitmez. Çünkü mesele sadece eş değildir. Alışkanlıklar vardır. Ortak geçmiş vardır. Çocuklar vardır. Ekonomik kaygılar vardır. Ve en önemlisi, bilinmeyene dair korku vardır.
Oysa şu soru kaçınılmazdır:
Ben bu evliliği gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece sürdürüyor muyum?
Yaşanmayan evliliklerde büyük kavgalar olmayabilir. Ama büyük bir eksiklik vardır. Konuşmalar yüzeyseldir. Temas azalır. Heyecan çoktan çekilmiştir. İnsan içinden şunu geçirir ama yüksek sesle söylemez: "Bu kadar mı?"
Sürdürmek, bir noktadan sonra katlanmaya dönüşebilir. Sürekli alttan almak, sürekli susmak, sürekli idare etmek... İdare edilen ilişkiler yürür gibi görünür ama içinde birikenler ağırlaşır. Ve insan en çok da kendini anlatamadığı yerde yorulur.
Burada kimseye "ayrılın" demek kolaydır. Mesele o değildir. Mesele şudur: Eğer iki taraf da çaba gösteriyorsa, sorunlar konuşuluyorsa, değişim iç
Çocuklar için sürdürmek de sık duyulan bir gerekçedir. Oysa çocuklar yalnızca bir arada duran anne babaya değil, birbirine saygı duyan iki yetişkine ihtiyaç duyar. Sevginin olmadığı bir ortamda büyüyen çocuk, ilişkiyi coşku değil, tahammül üzerinden öğrenir.
Belki de asıl mesele şudur:
Ben bu hayatın içinde aktif miyim, yoksa sadece akışa bırakılmış mıyım?
Sürdürmek güvenlidir. Rutin vardır. Bilindik bir düzen vardır. Ama yaşamak cesaret ister. Konuşmayı, yüzleşmeyi, gerektiğinde değişmeyi gerektirir.
Evlilik yalnızca dağılmadığı için başarılı sayılmaz.
Evlilik, iki insanın yan yana var olabildiği sürece anlamlıdır.
Sürdürmek mi, yaşamak mı?
Aradaki fark dışarıdan küçük görünür.
Ama içeride, insanın bütün hayatını belirler.
Ve insan bir gün mutlaka kendine şu soruyu sorar:
Ben gerçekten yaşadım mı,
yoksa sadece devam mı ettim?
Sürdürmek mi, Yaşamak mı?
YORUMLAR