Makamlar Geçicidir, Kalıcı Olan Halktır.
Yukarı
Makamlar Geçicidir, Kalıcı Olan Halktır.
M.Salih BAŞTUĞ

Makamlar Geçicidir, Kalıcı Olan Halktır.

Bu içerik 330 kez okundu.

Makamlar insanları küçültüyorsa,bu makamın küçüklüğü anlamına gelmez.İnsanlar bulundukları makamların ağırlığına göre kendilerini  taşıyamıyorlarsa bu durum tamamen kişiseldir.Kişiler bulunduğu makamdan güç almak yerine o makamlara güç katmalıdır.

Bürokrasideki görev yapan insanların üreten,çalışan,projelerle topluma kendi alanı içerisinde faydalı olan,vatandaşı küçümsemeden,işlerini kolaylaştıran ve yapan bir davranış sergilemeleri kendilerine güç verecektir.

Taş yerinde ağırdır.Temsil ettiğin devlet’in tüzel kimliğine zarar getirmeyecek ehemmiyette olmalıdır insanlar.Geçmişte kollarında kolçaklarla masalarının başında çalışan,vakur,otoriter,çalışkan insanların,yoksulluk ölçüleri içinde en temiz elbisesiyle devletin gücünün temsilcisi bilincinde görev yapan memurlar,şimdi hatıra fotoğraflarında duruyor.

Kamu kurum ve kuruluşlarındaki çalışan insanların,devletin,onları vatandaşına hizmet etmek üzere maaşla çalıştırdığı hizmet erleri olduğunu unutmamak lazım.Vatandaşlarımıza tepeden bakmak yerine,onların işini çözen,alçak gönüllülükle onlara hizmet eden bir çalışan oluşturmalıyız.

Devleti temsil eden kişilerin halktan uzak durması yerine,kendini onlardan bir parça olarak görmesi,içlerinden birisi olmak,yakın olmak,iç içe durmak ve güven duyan,güven duyulan,varlığından mutluluk duyulacak kadar sevilen bir kişi olması lazımdır.İşte bu model insanlar,kesinlikle halkın gönlünde kurduğu tahtı,yıllar sonra bile muhafaza eder.

Vatandaşlarımız kadir kıymet bilen,kadirşinastır.Onların gönül hazinesi o kadar doludur ki yeter ki gönüllerine girin.Devletin halkla kucaklaşması da işte böylesi bürokrasiyle mümkün olur.

Bürokratik oligarşi denilen sistemin egemenleri,ellerine geçirdikleri bu imtiyazı kaybetmek istemediklerinden,zaman içerisinde kendilerine göre pres uygulamaları yapıyorlar.Aslında bunun zararını da yine zaman içerisinde kendileri görüyor.Bunun içindir ki kişiler halktan uzaklaşmak yerine onların bir parçası gibi davranması gerekir.Özellikle halkla bütünleşen politikacılara duyulan sevgi de budur.Halk sevdiğini seviyor,sevmediğini de sevmedi mi sevmiyor.Aslında çokta nezaketli,sevmese de yüzüne karşı ayıp olmasın diye söylemiyor ama zamanı gelince de gereğini yapıyor.

Sende Yorumla...