İDİL’İ SEVMEK…
Yukarı
İDİL’İ SEVMEK…
M.Salih BAŞTUĞ

İDİL’İ SEVMEK…

Bu içerik 653 kez okundu.

İdil gelecek vaat eden bir ilçe, eğer her şey yolunda gider, sekteye uğramazsa bölgenin en önemli geçiş noktası ve neon şehri olur. Bölgenin farklı kentlerinden biri İDİL’dir. İnsanı sıcakkanlı ve modern zamanları yaşayan farklı özellikleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

Bu kent geçmişte çok acı tecrübeler yaşadı. Acılar tecrübe olmamalı ama İDİL bir dönem çok ciddi acılar yaşadı ve yüreğinde dokudu. Korkunun bu kadar özgürce sokaklarında kendine renk bulduğu başka bir şehir göremezsiniz.

Sokakların kırmızıya boyandığı günler geride kaldı ama acısı ve kayıp yılları hiçbir zaman unutulmadı. Ankara’dan, Diyarbakır’dan ya da Mardin’den veyahut Siirt’ten hiç fark etmez nereden İdil’e gelirseniz gelin sizi ince akışıyla bir su karşılar. Derin bir çukurda görürsünüz kendinizi,’’beni bir de tepelerimden seyret der’’ İDİL..

Bu kenti sevmek için çok nedeniniz vardır, sevmemek içinde nedenleriniz ama sevmeleriniz sevgisizliğinizi bastırır ve şehir sizi kendine mahkûm eder.”Dünümü unut, hep bugüne ve yarınıma bak. Ne kadar kısa zamanda büyüttün beni, farkında mısın? Henüz emekleme çağında bir bebek yürüyebilir ve bu kadar erkenden herkesle konuşabilir mi bak, ben konuşuyorum. Her gün, benim için büyük bir gün ve beni bıraksanız tarihi kentleri dahi döverim. Herkes bana imrenir ve ben petrolün kaynağı, renklerin cümbüşüyüm. Adım İDİL, geleceğin kocaman. Beni sevmelisiniz ve yaşanan acı tecrübeleri benden bilmemelisiniz.   Ben sizin yuvanız, vatanınızım”diye bağırır..

Bir şehir varlığını anlatmaz gösterir, işte İDİL öyle bir şehir, göstermeyi seviyor ve lisanı hal ile bağırıyor,”ben sevdiğinizim”diyor, çünkü “sevdikleriniz benim kucağımda yatıyorlar ve anılarınız bende yaşıyor.”

İdil’i sevmek için birçok neden var,sevmemek içinde nedenler.İDİL’i sevenlerde haklı sevmeyenlerde ama sevenleri de,sevmeyenleri de İDİL’Lİ.İnsan sevdiğinden vazgeçer,sevdikleri ayrılır ve kaybolur ama sevdiklerinin baktığı bir kent,nefes aldıkları sokaklar ve anılar,beyinlere kazınmış fotoğraflar bir kette saklıdır ve onlar asla kaybolmazlar..

Bir kent düşünün; her şeyi erteleyen ve yarınların düşünü kuran, sevdikleriyle buluşmak isteyen, sokak başında vurulan, son nefesini bilmem kaçıncı sokağın başında veren, acıları her cadde başında sizi karşılayan mütebbessim bir kent…

Hayallerimiz, düşlerimiz ve çocukluğumuz bu sokaklarda aktı, sokağı gözlerimizle büyüttük, kenti ellerimiz ve yüreklerimizle. insan sevdiğinden vazgeçer mi, belki, peki; yaşadığı-büyüdüğü, olgunlaştığı şehirden vazgeçer mi, asla…

İDİL bunu biliyor, işte bu yüzden mağrur. Anılarımızı, düşlerimizi, hayallerimizi kurduğumuz, ertelediğimiz sevdiklerimizi bağrında saklıyor. Her şeyden vazgeçiyor insan, çocukluğundan asla ve çocukluğunun yaşandığı kentten, o kentin sokaklarından, evlerinden asla vazgeçemiyor. Sevgilinin benzi İdil’e benziyor. İnsan sevgilisine kızabilir, küsebilir, darılabilir mi? İdil’i sevmek için birçok neden var, sevmemek için çok sevilmiş olması bir neden olur, o da haset olur, hasette sevgiden gelir…

 

Sende Yorumla...