Mısır Fatihi, Amr bin el-Âs Hazretleri vali olarak Mısır’da vazife yapıyordu…

 Bir gün oğlu ile Mısır halkından birinin oğlu, yani bir Kıptî’nin çocuğu bir koşu yarışı yapıyorlar. Kıptî’nin çocuğu, valinin çocuğunu geçiyor. Ancak valinin çocuğu bunu hazmedemiyor ve Kıptî çocuğa bir tokat patlatıyor. Üzerine; “−Ben soylu bir gencim, sen bir Kıptî olarak beni nasıl geçersin?!.” diye de onu paylıyor. Çocukcağız durumu babasına anlatıyor.

 Artık o tokadın etkisi mi yoksa tokatla beraber söylenen cümlenin ağırlığı mı bilinmez çocuğun babası diyor ki: “−Merak etme evlâdım. Müslümanların halifesi diye birinden bahsediyorlar. Adâleti ile nam salmış biri. Ben gideyim ona bu meseleyi anlatayım.” Alt tarafı bir tokat. Çocuklar aralarında yaşanan bir kavga. Adam öyle demiyor: “−Hak mukaddestir.

Hak aramak da mukaddestir.” diyor ve yollara düşüyor. Kıssa bitmedi fakat bu noktada da bir hissesi var. Hak çiğnendiği zaman; bir pişmanlık, bir özür yoksa sineye çekmemek lâzım. Sineye çeke çeke insanların kötü alışkanlıkları, onların yanlarına kâr kalıyor. Onlara yerleşen kötü bir ahlâk hâline geliveriyor. Bu baba Kahire’den kalkıyor ve günlerce belki de aylarca yürüyerek Medîne-i Münevvere ’ye geliyor. Halifenin huzuruna çıkıyor, hâdiseyi anlatıyor.

Halife Hazret-i Ömer Efendimiz; valiyi, oğlunu ve tokat yiyen çocuğu Medine’ye çağırıyor. Alt tarafı bir tokattı değil mi? Ama kul hakkı var. Tarafları düşünelim: Halife Hazret-i Ömer Efendimiz ve kumandanlarından biri Amr bin el-Âs Hazretleri. Bir sahâbî… Diğer tarafta da müslüman olmayan bir Kıptî var. Hazret-i Ömer hâdiseyi iki taraftan da dinledikten, anladıktan sonra Kıptî çocuğa diyor ki: “−Sana vurduğu gibi sen de vur bakayım!” Ve ondan sonra da şu altın harflerle yazılacak cümleyi söylüyor: “−Annelerin hür doğurduğu kimseleri, ne zamandan beri köle görür oldunuz?!.”

 Tokat kadar ardından söylenen sözün de bir tamiri var. Bu hâdisede, Hazret-i Ömer; sadece hakkı yenen Kıptî çocuğa arka çıkmıyor, belki daha da ehemmiyetlisi, müslüman çocuğun âhiretini kurtarma hamlesi yapıyor. Eğer göz yumulsa; bugün tokat atma hakkını kendinde gören kişi, yarın daha fazlasını yapmaya kalkabilir. Bu da kişinin âhiretini perişan eder. Selam ve Dua ile Abdulselam Güleç 19.Nisan.2026  X: @GulecAbdulselam Kaynak: Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM,