Kurduğu medeniyet ve devletlerle tarihe damga vurmuş olan aziz milletimiz ve kahraman ordumuzun bağımsızlık ve istiklal adına ortaya koyduğu azim ve kararlılığın tüm dünyaya ilan edildiği, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile başlayan Anadolu toprakları üzerindeki varlığımızın ebediyen tescil edildiği 30 Ağustos Zaferinin 97. Yıldönümü olan Zafer Haftası ve 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlamanın gurur ve coşkusunu hep birlikte yaşamaktayız.

Aziz Milletimiz, hür ve bağımsız yaşama tutkusundan vazgeçmeme anlayışını 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da, Gazi Mustafa Kemal'in önderliğinde zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile bir kez daha göstermiştir. Atatürk’ün tarihe geçen “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır.” şiarı ile yokluk içindeki bir millet şaha kalkmış, tarihin en büyük destanlarından birini yazmıştır.

Asırlardır hür yaşayan ve şanlı tarihi zaferlerle dolu milletimizin bağımsızlığına göz dikenlere karşı, zorluklara rağmen azimle, inançla, birlik ve beraberlik içinde yekvücut olarak toprağını nasıl müdafaa ettiğinin takdire şayan bir örneği olan 30 Ağustos Zaferi ile milletimiz, vatan topraklarının asla işgal edilemeyeceğini, ezanların asla dindirilemeyeceğini, bayrağın gönderden asla indirilemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya haykırmıştır.

Umutların kaybolmaya yüz tuttuğu, imkânların tükendiği bir dönemde devletimiz ve milletimiz varını yoğunu vatan için ortaya koymuş, feda etmiştir. Aziz Milletimizin varlığına ve birliğine yönelik tehditler bugüne kadar hiç eksilmemiştir. Ancak kahraman ecdadının aziz evlatları aynı azim ve kararlılıkla, ülkemiz üzerinde tekrarlanmaya çalışılan bozguncu oyunlara karşı bugün de onurlu ve dik duruşunu sürdürmektedir.

Aziz Milletimiz, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” ilkesiyle geleceğe yürürken; kendisine terörü kullanarak diz çöktürmek, ekonomik saldırılarla yıldırmak isteyenlere karşı inancından, birliğinden, şanlı mazisinden aldığı güç ile mücadelesine devam etmektedir. Bölgesinde, gönül coğrafyasında adaletin, huzurun sancağı, mazlumların umudu, darda olanların sığınacağı güvenli bir liman olan devletimiz; tarihin kendisine yüklediği sorumlulukları göz ardı etmeksizin muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma yolundaki hedeflerine doğru yol almaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, Meydan Muharebesinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, İstiklal Savaşı ve tarih boyunca kanları ve canlarıyla bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi, Kahraman Gazilerimizi saygı, rahmet ve minnet ile anıyorum.