Yukarı

İdil Eğitim Bir-Sen’den büyük buluşma

İdil Eğitim Bir-Sen İdildeki tüm üyelerine, eş ve çocuklarına, sivil toplum kurulu temsilcilerine Siyasi Parti mensuplarına, Kanaat önderlerine , muhtarlara, esnaflara,öğretmen evinde “Birlik, beraberlik, dayanışma” Ve Üye Buluşması programı düzenled

İdil Eğitim Bir-Sen’den  büyük buluşma
Bu içerik 294 kez okundu.

“Birlik, beraberlik, dayanışma gecesinin açılış konuşmasını Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi  Mehmet Selim Tepe Yaptı.

Mehmet Selim Tepe ; idil Eğitim Bir-Sen tarafından organize edilen Birlik, Beraberlik, Dayanışma Ve Üye Buluşma proramımıza Hoş Geldiniz Şeref Verdiniz

Ölüm bir tohumsa kefen zarında/Gün olur fışkırır bir orman olur” dizeleriyle Bir çekirdekte bir filizi, bir filiz de bir fidanı, bir fidanda bir çınarı, bir çınarda bir ormanı düşleyen, medeniyetimizin aksiyoner dava adamı, çağın soylusu ve soylu mücadelemizin mimarı  Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan  başta olmak üzere millet, medeniyet ve Hakikat davası mücadelesinde vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyor;bu kutlu davada taşı taş üstüne koyan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkürü bir borç biliyorum.

Çok Kıymetli Üyelerimiz, Değerli misafirlerimiz; Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen olarak "Biz, milletimize, ülkemize, ümmete ve insanlığa vefadan hiç vazgeçmedik. Hiç vazgeçmeyeceğiz. Ümmetin, mazlum ve mağdurların vefa beklentisine hiç kulak tıkamadık, hiçbir zaman sırt dönmedik/dönmeyeceğiz. "Dünya Beşten Büyüktür"  haykırışını hissiyatımızın ve isyanımızın ifadesi olarak gördük görmeye devam edeceğiz. 

Ötekileştirilenlerin çığlığı Malcolm-X'i, Ülkesini işgale yeltenenlere direnen Ömer Muhtar'ı, Kardeşlerini katledenlere karşı intikam almayı aklından geçirmeyen ancak katledilişlerini de aklından çıkarmayan Bilge Lider Aliya'yı, İnsanlık henüz ölmedi dercesine İsrail tanklarının altında can veren Rachel Cori'yi, Mısır halkının iradesini temsil eden ve Mısır Zindanlarında çağın Firavun'larına direnen Muhammed Mursi'yi, Ölüme giderken dahi "milletim" diyen Menderes'i, Haddini bildirmek isteyenlere "bana haddimi ancak millet bildirir" diyen Özal'ı,  "Namlusu millete dönen tanka selam durmam" diyen Muhsin Başkan'ı, Olimpos'un çocuklarının oyunlarına karşı Hira dağının duruşunu sergileyen HAKK'ı, HAKK'a teslimiyetiyle Savunan Adam Necmettin Erbakan"ı, Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyen gözünü kırpmadan şehadete giden Ömer Halidemirleri, Şeytanı bilince karşı Muhammedi şuuru yüklenen millet adamı, siyonizme had bildiren uzun adamı, milleti iradesiyle buluşturmak için dik duran ve diz çökmeyen Direnen Adam'ı Recep Tayyip Erdoğan’ı;   Soylu mücadelemizin kurucusu Kudüs Şairi Mehmet Akif İnan'ı anlamaya/yaşamaya/yalnız bırakmamaya/yanlarında durmaya devam edeceğiz.

Bu ülkede bir daha üniversite kapılarının nizamiye, üniversite bahçelerinin kışla olmaması için. Hiçbir kızın, hiçbir kadının özgürlüğünün Genelkurmay kapısı dahil hiçbir yerde bir daha turnikelere sıkıştırılmaması için. Adaletin herkes için eşit olması, adaletin kimsenin zimmetine geçmemesi ve bu ülkede adaletin omuzdaki yıldızlarla ölçülmemesi için. Esrarkeşten şeyh, konsomatristen mesture, hainlerden cemaat lideri üretip bu milletin inancıyla bir daha dalga geçilmemesi için. Bugünkü vesayet medyası kanalıyla toplumun bir daha manipüle edilmemesi için. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyen ve ‘Siz öldürmesini iyi bilirsiniz’ diyen ve ortaya koyduğu iradeyle herkesin omurgasının sertleşmesine vesile olan insanlara bir daha diz çöktürülememesi için. Ay Işığında Sarıkızla birlikte millet iradesini kafeslemeye çalışan balyozcuların, paralelcilerin, dikeylerin, yatayların bir daha teneffüs imkanı yakalamaması ve bu ülkede demokrasinin han demokrasi değil tam demokrasi olması için.

Onun için hepimizin üzerine düşeni yaparak, burada geldiğimiz noktanın önemli olduğunu bilerek ama daha iyisi var her zaman, sınırı yok mükemmele varmanın zaman ne getirir bilinmez ama daha iyi olmalıyız.

‘Büyüyen elimin üstüne koy elini, Gelen zamanı haber veriyorum’ diyen Erdem Beyazıt’ın çarısına kulak veren ellerini ellerimizin üzerine koyan, gelen zamanı yaklaştıran, bugün burada bizimle buluşan kucaklaşan ve aynı atmosferi bize hediye eden bütün arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum.”

Çok kıymetli Arkadaşlarım; Saygıdeğer Misafirlerimiz;

“ Meselemiz Mehmet Akif İnan da tecelli eden Yedi Güze Adam yetiştirebilmek meselesidir. Meselemiz Rasim Özdenören’in  Gül Yetiştiren Adam hikayesindeki gülleri yetiştirme meselesidir. Meselemiz üstad Necip Fazıl’ın ömrünü adadığı  Büyükdoğu mücadelesini, Büyükdoğu medresesinde tedris edebilme mücadelesidir, üstad Sezai Karakoç’un Diriliş  nesline talebe olma mücadelesidir. Mücadelemiz Afrika daki  aç çocukların gözlerindeki yaşları dindirebilme mücadelesidir.

Bizler Eğitim Bir-Sen olarak sizlerle anlamlıyız,sizlerle birlikte güçlüyüz.Eğitim Bir-Sen üyeleri olarak sizler en iyiye,en güzele layıksınız.Bizlerde yaptığımız ve yapacağımız faaliyetlerle sizlere layık olmak için bir dakika bile durmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz.Bu kutlu yürüyüşte elimizden geleni yapmak için var gücümüzle adımlarımızı atmaya devam edeceğiz.Bizler için görüşlerinizin önemli,düşüncelerinizin gerekli,hissiyatlarınızın anlamlı olduğunu unutmayın ;kapılarımızın sizlere sonuna kadar açık olduğunu bilin.Bizleri daha fazla çalışmaya sevk edin.Biz bundan mutluluk duyarız.

Bu duygularla;idil Eğitim Bir-Sen Temsilciliğimiz tarafından organize edilen üye Buluşması, birlik, beraberlik ve Dayanışma Gecemizde bizleri yalnız bırakmadığınız,eşlik ettiğiniz için verdiğiniz destek için sizlere ve Bizlerle birlikte olmak isteyerek mazeretleri nedeniyle aramızda olamadığını bildiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.İyi ki varsınız.İyi ki bizimlesiniz.diyoruz.İyiye güzele çağrı temelli duruşunuz daim olsun,Allah’ın rahmeti ve bereketinin üzerinize olmasını diliyor;uzaktan yakından teşrif ederek bu mekanı dolduran siz kıymetli misafirlerimize ve değerli üyelerimize,ailelerine Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen ailesi adına teşekkür ediyor,saygılarımızı sunuyorum

Etiketler:
Sende Yorumla...