Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda
Yukarı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda

BM Genel Kuruluna hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak, artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkânımız, ne de tahammülümüz vardır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda
Bu içerik 63 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'nda, BM 76'ncı Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

Suriye krizine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yeni bir göç dalgalarını karşılamaya imkanı ve tahammülü olmadığını söyledi:

"MİLYONLARCA İNSANIN CANINI KURTARDIK"

"Suriye'de milyonlarca kişinin insani dramına sebep olan iç savaş 10'uncu yılını geride bıraktı. Uluslararası toplum bir 10 yıl daha Suriye krizinin devam etmesine izin veremez. DEAŞ'la göğüs göğüse çarpışan, PKK terör örgütünün faaliyetlerinin önüne biz geçtik. Milyonlarca insanın hem canını kurtardık hem de yerlerinden edilmesini engelledik.

"YENİ GÖÇ DALGALARINI KARŞILAMAYA NE İMKANIMIZ, NE DE TAHAMMÜLÜMÜZ VAR"

Soruna Suriye halkının beklentilerini karşılayacak şekilde siyasi bir çözüm bulunması için daha idari bir çözüm bulunması gerekiyor. Bölgedeki terör örgütleri arasında ayrım yapılması, bunların taşeron olarak kullanılması kabul edilemez. Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak, artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkanımız, ne de tahammülümüz vardır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde tüm paydaşların görevini yapmasının vakti gelmiştir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları;

"BM GENEL KURULU GÜÇLENDİRİLMELİ"

"Kovid-19 salgınında aralarında sevdiklerimizin de olduğu insanları kaybettik. Salgının olumsuz etkilerinin hala devam ettiğini görüyoruz. BM'nin 76. Genel Kurulu'nu da böyle bir atmosferde gerçekleştiriyoruz. Genel Kurulumuzun uluslararası toplumun meselelerine çözüm sağlaması için daha da güçlendirilmesi gerekiyor.

Türkiye olarak üzerimize düşeni yerine getirmeyi sürdüreceğiz.

"İYİ BİR İMTİHAN VEREMEDİK"

Öncelikle acı da olsa bir gerçeği ifade etmek istiyorum. İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu hatırlatan bu salgında küresel dayanışma açısından iyi bir imtihan veremedik.

Az gelişmiş ülkeler salgın karşısında adeta kaderlerine terk edildi. Küresel sistemin artık çözüm yerine sorun çıkaran bir hale bürünmüştür. Özellikle bu salgının üzerinden küresel birliktelikle gelinebilir.

Aşı milliyetçiliğinin sürüyor olması yüz kızartıcıdır. Salgından iyi imtihan verilemedi. Türkiye olarak elimizde imkanlarımızı dost ve kardeş ülkelerle paylaştık. Tıbbi yardımlarda bulunduk. Bu vesileyle yerli aşımız TURKOVAC'ı milletimizle birlikte tüm dünyanın imkanına sunacağımızı buradan bildirmek isteriz.

Yaşadığımız hadiseler bize bazı gerçekleri tekrar tekrar hatırlatmaktadır. Acılarımız gibi başarılarımız, sorunlarımız gibi çözümlerimiz de ortaktır.

AFGAN HALKININ HUZURA KAVUŞMASINI TEMENNİ EDİYORUZ"

Siyasi süreçten bağımsız olarak Afganistan'ın barış ve istikrara ihtiyacı var. Türkiye olarak bu zor olarak Afgan halkına karşı kardeşlik görevimizi yerine getirmeyi sürdüreceğiz.

"BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİNİN KURULMASI ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA"

Filistin halkına zulüm sürdükçe Filistin halkına yönelik ihlallerin karşısında durmayı sürdüreceğiz. 1967 temelinde, özellikle başkenti Kudüs olan bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinin kurulması öncelikli hedeflerimiz arasında yerini koruyor.

"DOĞU AKDENİZ KONFERANSI'NIN DÜZENLENMESİ HALA MASADA"

Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu yeni çözüm vizyonunu destekliyoruz. Buradan Uluslararası Topluma, Kıbrıs Türkleri'nin filkirlerini önyargısız bir şekilde değerlendirmesini öneriyorum. Sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesini temenni ediyorum. Doğu Akdeniz'de sükunetin devamı ortak çıkarımızdır. İhtilaflar uluslararası hukukla çözülmelidir. Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi yok sayan anlayıştan vazgeçilmeli. Ege'deki sorunların da diyalog çerçevesinde çözülmesini istiyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı'nın düzenlenmesi hala masada.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE

Büyük iklim değişikliği sonucu yaşanacak göçe nasıl bir çözüm bulunacağı meçhuldur. Sıcaklık artışının etkilediği bir diğer alanda denizlerdir. Eriyen buzullar deniz seviyesini 20 santim yükseltmiştir. Böyle bir yükseliş ada devletlerinin haritalardan silinmesi demektir. Bu yeni göç dalgalarını da getirecektir. Saydığım bu durumlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigrat ile ortaya çıkmıştır."

 

Etiketler:
Sende Yorumla...